Hikâye Cebimizde mi?

Agit: Hikâye anlatıcılığının tarihi çok eskilere dayanıyor. Destanlar, efsaneler, masallar ve inanışlar. İnsanlar, zamanla bu anlatıları yazılı kaynaklara dökerek günümüze taşımışlar. Teknolojinin gelişmesi hikâye anlatıcılığını da etkilemiş ve görselleştirmiş. Fakat bu süreçte değişmeyen tek şey insanlar ve onlara özgü hikâyeler olmuştur.

Image for post

Nebiye: Bir hikaye ile hayatınız altüst olur ve büyük bir değişikliğe yol açar mı bilmem ama benim için güçlü hikayeler değiştirici gücü olan iticiler gibi. Bir insanın hikayesini okumak, dinlemek, görmek ve anlamak, hayatınızı kendi dört duvarınızdan çıkarıp daha fazlasını yaşamınıza imkan sağlıyor. 32 yıllık hayatımda karşılaştığım hikayelerin etkisi, gazeteciliğe başlamamla birlikte hikayeyi paylaşma isteğini de beraberinde getirdi.

Agit: Bizim hikâyeye başlama sürecimiz de bu bağlamda ortaya çıktı. Aktarımı ise her gün, herkesin elinde olan cep telefonu ile yapmanın daha pratik olacağı düşüncesi üzerine karar verdik. Bu durum birçok avantaj sağlarken, dezavantajları da beraberinde getirdi.

Nebiye: Türkiye’de İslami Feminizmin hikayesini anlatmak için yola çıktık İstanbul, Ankara, Diyarbakır ve Mersin’de yaşamları birbirinden farklı olan 12 müslüman feministi dinledik ve anlattıklarını kayda aldık. Pandemi süreci bizim çekim süreçlerimizi de etkiledi, belgeselde maskeler ve mesafeler olmasını sağladı. Cebimizde taşıdığımız hikaye kaydedicisi telefonlarımız bizi detay çekimlerinde biraz zorladı.

Image for post

Agit: Teknoloji ile cep telefonu kameraları ne kadar gelişmiş olsa da bazı durumlarda yetersiz kalabiliyor. Normal kameraların size sağladığı kontrollerin birçoğunu maalesef ki telefon kamerası sağlayamıyor. Pratiklik açısından telefonla ile çekim yapmak rahat olsa da sizi, en çok zorlayan şey ani ışık değişimleri oluyor. Bunu çekim sırasında engellemek oldukça zor. Bu yüzden planlı hareket etmeniz gerekti ve aslında çekim süreci bizim için de pek çok açıdan öğreticiydi.

nebiye arı ve Agit Akgöl